Özet: Kendine "hiç arkadaşım yok" demek, senin kim olduğunla ilgili bir kusur değil; bu durum yaygınlaştı (yakın arkadaşı olmayan yetişkinlerin oranı bir kuşakta hızla arttı). Nedenler kişisel değil mekaniktir: çocukluğun sık karşılaşmaları ortadan kalktı, arkadaşlıkların yok değil uykuda ve yetişkin arkadaşlığının aktif olarak yürütülmesi gerektiğini sana kimse öğretmedi. Anahtar hamle: küçük ve düzenli adımlar (bir bağı yeniden canlandır, aynı insanları gördüğün bir zemin bul, davet etmeye cesaret et), yabancılarla dolu büyük partiler değil.
İş arkadaşların, ailen, numaralarla dolu bir telefonun olabilir. Yine de, sırf konuşmak için arayabileceğin kimsenin olmadığını fark ettiğin o an gelir. Kendine "hiç arkadaşım yok" diyorsan, ilk anlaman gereken şey ne bozuk olduğun ne de bunu hisseden tek kişi olduğun.
Bir istisna değilsin
Hiç arkadaşının olmaması hissi yaygınlaştı. Yakın arkadaşı olmayan yetişkinlerin oranı bir kuşakta hızla arttı ve büyük sağlık kuruluşları artık bundan dünya çapında bir olgu olarak söz ediyor (bkz. rakamlarla yalnızlık). Herkes bunu sakladığı için, bunu yaşayan tek kişinin sen olduğunu sanıyorsun. Oysa değilsin.
Neden arkadaşların var (ya da artık yok): gerçek nedenler
Beynin en acımasız açıklamayı seçer: "bende bir sorun var." Bu neredeyse her zaman yanlıştır. Gerçek nedenler kişisel değil mekaniktir:
- Zemin çöktü. Çocukken aynı insanları her gün zahmetsizce görürdün. Yetişkin hayatı (taşınmalar, programlar, ekranlar) arkadaşlıkları kendiliğinden kuran sık karşılaşmaları ortadan kaldırdı.
- Bu bir insan eksikliği değil, bir trafik sıkışıklığı. Muhtemelen düzinelerce "tanıdık yüz" (daha ileri gitmeden selamlaştığın kişiler) ve uykudaki arkadaşlıklar tanıyorsun. Sorun şu ki artık hiçbir şey merkeze doğru akmıyor.
- Sana kimse öğretmedi. Arkadaşlığın "kendiliğinden olduğuna" inanırız. Yetişkinlikte ise tıpkı formda kalmak gibi aktif olarak yürütülür. Bu hiçbir yerde yazmaz, bu yüzden de yapmayız.
Ne işe yaramaz (ve seni boşuna cesaretsizleştirir)
Yabancılarla dolu büyük partilerde kendini zorlamak nadiren arkadaş kazandırır: bir kez gördüğün onlarca yüz, ve ertesi gün hiçbir şey. "Olmasını" beklemek de işe yaramaz, çünkü arkadaşlıkları getiren koşullar ortadan kalktı. Yanlış yaptığından değil: sana yanlış talimat verildi.
Kendini zorlamadan ne yapmalı
Amaç bir gecede dışa dönük biri olmak değil, dört basit kaldıraç üzerinde küçük ve düzenli adımlar atmak.
- Uykudaki bir arkadaşlığı yeniden canlandır. Yeniden iletişime geçmek sandığından çok daha az enerji harcatır ve insanlar bunu yaptığına neredeyse her zaman sevinir.
- Düzenli bir zemin bul. Her hafta aynı insanları gördüğün bir kurs, bir kulüp, gönüllülük: tekrar işin yarısını yapar (bkz. insanlarla nerede tanışılır).
- Küçük alışverişlere yeniden alış. Beynini konuşmanın tehlikeli olmadığı gerçeğine yeniden alıştırmak için küçük, riski olmayan cümleler (bkz. utangaçken nasıl arkadaş edinilir).
- Davet etmeye cesaret et. Öneriyi ilk yapan arkadaşlığı kazanır. En komik olan değil: cesaret eden.
Geriye kalan, bu kaldıraçları doğru tempoda ve kendini fazla yaymadan nasıl birbirine bağlayacağını bilmek. Yetişkinlikte arkadaş edinmenin eksiksiz yönteminin bütün amacı da budur.
Ve yalnızlık ağır geliyorsa
Bağ kurmayı öğrenmek çok yardımcı olur. Ama yalnızlığın altında derin bir sıkıntı ya da depresyon yaşıyorsan, lütfen bir sağlık uzmanıyla da konuş. Sosyal beceriler sana destek olur, bakımın yerini tutmaz; bunu bilmek bir güçtür.