Yıllarca "çok meşgul" adamdım. Davetleri birbiri ardına geri çevirdim, çünkü o zamanı tek başıma çalışarak, kendi projelerimi ileri taşıyarak geçirmeyi tercih ediyordum.
Başta fark etmiyorsun. Sonra bir gün başını kaldırıyorsun: arkadaşlar seni davet etmeyi bırakmış, bağlar tek bir kavga olmadan, sırf sessizlikle solup gitmiş. Ve yalnızlık nihayet vurduğunda, askıya aldığın o arkadaşlıkları yeniden canlandırmak istediğinde, bunun zorlaştığını anlıyorsun. İşte o zaman bir şeyi kavradım: bir sosyal çevreyi yeniden kurmak doğaçlama yapılmaz, üzerinde çalışılır.
Somut olarak ne yaptım
Kendimi suçlamak yerine, yapmayı bildiğim şeyi yaptım: araştırdım. Aylarca arkadaşlık ve sosyal bağ üzerine ciddi bilimsel çalışmaları topladım; başkalarının yanı sıra Jeffrey Hall, Robin Dunbar, Leon Festinger ya da Robert Zajonc'un çalışmalarını. Ve onları gerçekten kullandım: solup gitmiş arkadaşlıkları yeniden kurdum ve yenilerini edindim.
200 Saatlik Yöntem işte bundan doğdu. O zamanlar birinin elime tutuşturmasını dilediğim şey: somut eylemlere dönüştürülmüş o araştırma; her modülün aynı çizgiyi izlediği, bağlarını kurmaya ve güçlendirmeye bilerek zaman ayırdığın bir yöntem.
Yalnızlık seçilmiş olsun ya da olmasın, kaçınılmaz değildir.
İnancım
Arkadaşlığın şanslı birkaç kişiye ayrılmış bir armağan olduğuna inanmıyorum. O, saatlerden ve tekrarlanan davranışlardan oluşan bir beceridir ve beceri olan her şey öğrenilebilir. Burada paylaştığım şeyin tüm amacı bu: net, dürüst bir yöntem ve 30 günlük garanti.